25 Eylül 2009 Cuma

UNFORGIVENlara dair...


İngilizcem beni yanıltmıyorsa ki sıklıkla yapar… himym da marshall ve lily arasında geçen şöyle bir diyalog vardı ‘’we mature, our relationship matures’’
Hetfield la benim de öyle…
Yanlış anlamayın dünyanın herhangi bir yerinde James hetfield ile sevişmişliğimiz yok ayrıca bildiğim kadarıyla ikimiz de,_ en azından kendimden eminim_ heteroseksüeliz
Varacağım nokta şu;

james hetfield şahsımın taptığı bir insandır. mükemmel bir front man dir. mükemmel bir vokaldir, mükemmel bir gitaristtir. şarkı söylerken gitar çalma işi, özetle beyin bölme vs olaylarında üzerine yoktur.
hepsinden önce müzisyendir. sanatçıdır.

bir sanatçıda doğası gereği sahip olması gereken öfkeye, muhalif duruşa, ötelenmişliğe, kısaca ''kaybeden''liğe sahip olduğu için diğer insanlardan ayrılmış, onlar yaşarken o gözlem yapmış, üretmiş ve yeteneği doğrultusunda dünyanın en büyük rock grubunun lideri olmuştur.

işte bu noktadan sonra ''kaybeden''lik, yerini kazanmaya, ezilmişlik yerini ezmeye, öfke yerini iktidara, güce ve paraya bırakmıştır.
ve unforgivenlar işte bu sürecin hikayesidir. bu denli tutmuş bir şarkının 2.sini kaydetme riskine girmek ve metallica nın dibe vurduğu anda, herkes dalga geçmek için sırada beklerken 3.yü _ki; tüm grubu karşısına alıp, albüme koydurmaya güç bela razı etmiştir._
yapmak başka türlü izah edilemez.

unforgiven iii deki how can ı blame you when it's me ı can't forgive? kısmı hetfield ın içsel günah çıkarması, öfkesini, kaybeden liğini, geçmişini, onu büyük yapan özelliklerini geri istemesini,ve bubu artık karşısındakilerde değil kendinde aradığını açıkça ortaya koymaktadır.
bu farkındalık ve bu arayış bile onun büyüklüğünün bir diğer ıspatıdır.
**

tüm bunlarsa nazarımda hetfield ile , unforgivenlarla birlikte büyüdüğümüzün göstergesidir…
and nothing else matters tır.

hatta hell yeahh dir!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder