Farsçada umut ne demek?
Bilmem…
Ne bilirsin ki zaten?
Neden buradasın o zaman?
Bilmem…
Ne bilirsin ki zaten?
Hiç bitmeyecek bu döngü…
belki kısır da değildir, hükmün peşini pahalı…
Farsça aşk nasıl yazılıyo?
Bilmem…
Orada da hayal kuruyo mu sevgililer?
Umudun kırıntısı bile para ediyo mu orada da…
Talep azaldıkça aşk….
Oofff!!!
Oranın rakısı nasıl asıl?
Sen klarnet çalmayı bilir misin?
Bilmem..
Mızıka desem çalardın ama…
Ankaranın en çok nesini seviyorum biliyo musun?
Bilmem…
Yakına gidememesini…
Nası yani?
Boşver…
Farsçada bekle nası deniliyo?
Ya da gitme…
İkisinden birini seç, kolayını öğren…
Kayalıklardaki dostlar selamı sabahı kesmiş…
Ağlamak lazım…
‘’ağlama’’ nası deniliyo?
Uyumak lazım…
Farsçada akşam nası deniliyo???
Bir kadın sesi…
Uzak…
Güzel…
Kadın, yakın…
Güzel…
Adam yorgun…
Edepsizliğe bile takati yok…
Sevişirken başkalarını düşünmenin kentli hüznünü idrak edemiyor…
Özgürlüğün anlamı mı değişti…
Sahi Farsçada nasıl deniyor?
Gel desene…
Adının bağımlılığına koyvereyim kendimi…
Koşuşunun çıplaklığına…
Sarhoşluğunun kolaylığına…
dostların bilinmezliğine…
Yüzünün kapanışına…
Kedilerinin adına…
Hayal taksimi başlasın…
Nevadan…
Ben çıkamam kimse konuşmasın!
Ciğerim potluk yapıyor…
Beynim dar!
Sen desem…
Bilmiyorum…
Gitme diyebildirsene!
(iş bu kelime, cümle, şekil, şemal topluluğunun gerçek dünyadaki edebi dallardan hiçbiriyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. şiir sanıp yargılamaya kalkmayın...)